Birkaç pardus denemesinin başarısızlıkla sonuçlanması ve bilgi yetersizliğimden dolayı vazgeçtim. Bu sorunun nedeni kendi teknik yetersizliğim kadar, bilgisayarımdaki donanım uyumsuzluğu ve linux dağıtımlarında windowstaki gibi gelişmiş bir "sorun geri besleme"sinin olmamasıdır. Tabi bu başarısızlıklar sürecinde sürekli olarak pardus forumları, wiki-pardus ve google gibi kaynaklardan sorunlarıma çözüm önerileri aradım ve biraz gelişme kaydettim. Hani belki daha ilk aşamada kullanıcılar sorun yaşamasa linux dağıtımlarının hızla yayılacağı kanaatindeyim. Çünkü daha işletim sistemini kurar kurmaz bazen ses gelmiyordu bilgisayarımdan, bazen de tv kartından görüntü alamıyordum. Hatta kimi zaman daha kurulum aşamasında önerilen yönergeleri aynen takip etmeme rağmen olağan dışı sorunlarla karşılaşıyordum.
Forumlarda sorularıma cevap ararken deneyimli bir linux kullanıcısından(Rain
Tabi ben de bu sorunlar sonucu linux'ten vazgeçtim bir süre. Fakat aşağıda anlatacağım nedenlerden dolayı artık özgür olmak istiyordum ve artık sadece tüketmek istemiyordum. Bu yüzden pardus forumunda yine"Rain" kullanıcısının önerisi üzerine linux "ubuntu" dağıtımına geçmiş bulunmaktayım artık. Yine aynı şekilde ilk başta bir kaç sorunla karşılaşmama rağmen şu an sorunların çoğunu halletmiş bulunmaktayım ve windows ortamında yapabildiğim şeyleri fazlasıyla burada yapmaktayım. Bu yüzden şu an kendi sistemimi yaratmışcasına bir özgüven ve rahatlık içerisindeyim. Umarım linux ile bir daha aram bozulmaz ve daima gelişen linux ailesinde kalıcı bir üye olurum. Şu an linux dünyasına yapabileceğim katkı sadece sorunları nasıl çözdüğüm hakkında forum gibi paltformlarda tecrübelerimi paylaşmak ama inşallah ileriki zamanlarda kullanıcıların sorunlarına çözüm önerisi verebilecek seviyeye gelirim. Ayrıca şu çok önemli notu da eklemeliyim ki linux ortamında kimse size bir şeyi satın almanızı, 30 günlük deneme süresinin bittiğini ya da yazılım sahteciliği kurbanı olduğunuzu söylemiyor. Yaşasın özgürlük...
Bu tür açık kaynak kodlu ve ücretsiz yazılımlarda verilen emeğin hemen hemen tamamı gönüllülere ait, dolayısıyla sorunların çözümü biraz uzun sürebiliyor. Ama bir de şu açıdan düşünün, yüksek meblağlarda maaşlar alan diğer işletim sistemi çalışanlarının oluşturduğu sistemlere göre bir çok üstünlüğü var bu yazılımların. İnsan her zaman öğrenmek ve sorunları çözmek ister, gelişmek ister. İşte tam da bu noktada "siz bir tuşa basın ben gerisini hallederim" mantığı ya da felsefesi tamamen tüketim felsefesi olan windows gibi yazılımlar insanın temel karakterine ters düşen yazılımlardır. Günümüzde ülkemizin bilgisayar kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunu gençler oluşturmaktadır ve bilgisayarı nasıl kullandıklarını hepimiz görüyouz. Genel olarak ülkemizde bilgisayar kullanıcılarının kullandığı hizmetler, müzik dinleme, film seyretme, messenger yazılımlarıyla anlık mesajlaşma, çeşitli pc oyunları oynama vs şeklindedir.
Genel olarak ikinci dünya savaşından bu yana bütün dünyanın sorunu olan ve ultra zengin kişiler tarafından başlatılan küreselleşme akımlarının bir getirisi olan "tüketim kültürü" insanları belirlenen bir yaşamı yaşamaya zorlamaktadır. Bunların içerisinde tabii ki en büyük payı bilgisayar ve internet almaktadır, zira bütün dünya insanlarını birleştiren ve onları birbirine tanıtan büyük güç bilgisayar ve internetin birleşmesinden doğmaktadır. İşte bana göre temel sorun burada başlıyor, moda akımları, reklam filmleri, hollywood endüstrisi ve daha bir çok kanal vasıtasıyla adapte edilmeye çalışılan felsefe bize doğrudan değil de bir paket içerisinde sunuluyor. Bu paketlerin bazıları sinema filmleri, diziler, reklam filmleri, kullanıcıları tembelliğe alıştıran windows gibi işletim sistemleri, internet siteleridir.
Bir habere göre Fransa polis teşkılatı geçen yıl linux işletim sistemleri kullanmaya başlayarak lisans bedellerinden kurtulmuş ve yaklaşık 50 milyon euro net tasarruf sağlamıştır. Düşünün ki sadece bir devlet kurumu kullandığı işletim sistemini değiştirerek bu kadar tasarruf sağlayabiliyor ise devletin diğer kurumlarını ve özel sektörü göz önüne aldığımızda ortaya büyük meblagların çıkması işten bile değildir. Paramızı neden boşa harcayalım?
Bilemiyorum rakam şu an doğru mudur ancak bir haber programında bir günde bir kişinin 14000 civarında pazarlama hamlesine maruz kaldığı belirtiliyordu. Düşünsenize yolda yürürken karşımızdan gelen birinin üzerindeki tişörtün amblemi bile bir pazarlama hamlesidir. Bunlara televizyon, gazete ve yollardaki reklamlar da dahil.
Bazı kesimlerin istediği hayatı yaşattırma çabaları çerçevesinde bu kadar baskıya maruz kalıyorken neden linux kullanmaya başlayarak rahat bir nefes almaya başlamıyorsunuz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder